seul

ucuz uçak bileti seul

seul

Eski ve yeninin uyum içinde birleştiği Seul, zengin tarihe ve kültüre sahip bir şehir. Dünyanın en büyük dördüncü büyükşehir ekonomisine sahip ve keşfedilmeyi bekliyor. Turistler burada gezilip görülecek popüler yerleri iyi biliyor fakat dünya çapında bir yerel, bir şehri en iyi şekilde nasıl yaşayacağını bilir. Seul, zengin kültürü, kaliteli yemekleri ve mükemmel alışveriş deneyimi ile ünlü. Burada görülecek çok yer ve yapılacak çok şey var ve bunların hepsini keşfetmeye çalışmak akıl karıştırıcı olabilir, bu yüzden bu yazı Seul ziyaretini en iyi şekilde geçirmen için sana yardım edecek.

Şehrin sembolü olan N Seul Kulesi, gezine başlamak için harika bir nokta. 236 metre yüksekliğindeki kule, Namsan Park’ın en yüksek noktasında, Seul’ün muhteşem manzarasını istersen bu tepeden, daha iyi bir açı için de kulenin gözlem katına çıkarak izleyebilirsin. 

Yerel İpucu: Burası oldukça popüler bir nokta ve turistler sebebiyle çok kalabalık olabiliyor. Bu kalabalıktan kaçınmak ve şehrin ışıklandırılmış manzarasını görmek için akşamüstü veya gece saatlerini tercih edebilirsin. Bu tepeye çıkmak için teleferiği kullanabilirsin.

Seul’ün birçok seçeneğe sahip, kapsamlı bir ulaşım sistemi var. Taksiler, otobüsler veya metro, istediğini tercih edebilirsin. Gezginler için metro kullanmak daha avantajlı olabilir çünkü her yerde hem Hangul (Kore’nin resmi yazı dili) dilinde hem de İngilizce yazılmış tabelalar var. 

Yerel İpucu: Burada Google Maps ve diğer GPS uygulamalarının kullanımı, güvenlik sebebiyle sınırlandırılmış durumda. Fakat mutlaka bir haritaya ihtiyaç duyuyorsan, yerel versiyonları olan Naver ya da Daum Maps gibi uygulamaları kullanabilirsin.

Kore Savaşı Müzesi’ni ziyaret ederek Seul’ün hüzünlü tarihini keşfet. Burada Kore Savaşı ve etkileri hakkında daha fazla bilgi edinebilirsin. Ardından Güney Kore’ye interaktif 4D optik illüzyonlar getiren ilk müze olan Alive Illusion Müzesi’ni ziyaret ederek neşeni yerine getir. İşin daha da eğlenceli tarafı, bu illüzyonların herhangi birinde interaktif olarak yer alıp fotoğraf çektirebilirsin. Sonra da toplam 900 ‘hanok’ tan (geleneksel Kore evi) oluşan Bukchon Hanok Köyü’nde kaybol. Burası geçmişte kraliyet ailesinin üyeleri ve aristokratların yaşadığı yerdi.

Seul, en popülerleri Gyeongbokgung olmak üzere, Joseon Hanedanlığı’na ait Beş Büyük Saray’a ev sahipliği yapıyor. Salı dışında her gün yapılan renkli ve müzikli kraliyet muhafızları değişim törenini mutlaka izlemelisin. 

Yerel İpucu: Otantik bir deneyim için Hanbok (geleneksel Kore giysisi) giymeyi dene. Estetik açıdan hoş görünmeyebilir ama bu kıyafetle saraylardan birine ücretsiz girebilirsin. 

Seul bir alışveriş cenneti ve aralarında seçim yapabileceğin farklı tarzda ürünler satan pazarlara sahip. Cilt bakımı ve güzellikle ilgili ürünler için Myeongdong’u ziyaret et. Fakat dikkatli ol, satıcıların çoğu ürünleri sana göstermek için üzerinde denemek isteyecek.

Otantik Kore el sanatları ve hediyelik eşyalar için Namdaemun’u ziyaret et. Burası çoğunlukla halkın alışveriş yaptığı bir yer, bu yüzden oldukça uygun fiyatlara alışveriş yapabilirsin. Hatta burada yapılmış bir hanbok bile alabilirsin! Daha şık ve modaya uygun kıyafetler için Ewha Kız Koleji’nin yakınında bulunan Ewha Pazarı’na git. Burası bir öğrenci semti olduğu için buradaki fiyatlar oldukça düşük.

Yerel İpucu: Korelilerin birçoğu makyaj yaptığı için kıyafetleri denemeye genellikle izin verilmez. Bu yüzden aldığın şeyin bedenine uygun olduğundan emin ol. Bunun için yanında bir mezura götürebilirsin. 

Seul süper ucuz fakat yine de lezzetli yiyeceklere sahip. En iyi sokak yemeklerini pazarlarda, el arabalarında ve metro istasyonlarında bulabilirsin. Pirinçten yapılıp deniz yosununa sarılan ve çeşitli sebzeler eklenmiş, Kore usulü suşi olan ‘gimbap’ denenmesi gerekenlerden. Bindaetteok (öğütülmüş fasulyeden yapılmış bir çeşit krep), kimchi (bir tür turşu), tornado patates (spiral şeklinde kesilmiş, kızartılmış, baharatlı patates) ve 32 cm uzunluğundaki dev dondurma ise denemen gereken diğer lezzetler.

Yerel İpucu: Seul’de bahşiş vermek zorunlu değil. Japonya’daki gibi bir saygısızlık işareti olarak kabul edilmiyor ama vermek istersen, ne kadar vereceğin tamamen sana kalmış. 

Seul, tarih, yemek ve kültür bakımından oldukça zengin bir şehir. Burayı keşfetmenin en iyi yolu ise onu dünya çapında bir yerel gibi deneyimlemekten geçiyor.