denver

ucuz uçak bileti denver

denver

‘‘Bu tepelerde altın var!‘’

Dağlar şehri Denver, şehir merkezinde ve çevresindeki alanlarda, şehir hayatının acelesinden ve karmaşasından kaçınılabilecek çok sayıda parka sahip. Bir bisiklet kirala ve şehir merkezinin tam ortasından geçen Cherry Creek Trail’e git. Confluence Park’a uğra ve South Platte Nehri’ni ziyaret et. Geniş Şehir Parkı, çeşitli çocuk parklarına, piknik ve spor alanlarına, Denver Hayvanat Bahçesi’ne ve Denver Doğa ve Bilim Müzesi’ne ev sahipliği yapıyor. Şehir genelinde park sıkıntısı yok ve yeşilliğe asla uzak kalmayacaksın.

Denver, sokak sanatçıları için de önemli bir kent. Sanat alanları çoğunlukla RiNo ve Santa Fe Arts bölgelerinde toplanıyor ve yetkililer şehre daha fazla kültür, müzik ve sanat getirmek için çaba sarf ediyorlar. Şehrin sanat dolu sokaklarında kaybol ve caddelerde, alt geçitlerde ve bina cephelerindeki göz alıcı sanat eserlerini mutlaka gör.

Yerel İpucu: Yapabiliyorsan, seyahatini ayın ilk Cuma gününe denk getirmeye çalış. ‘İlk Cuma’ etkinliği her ayın ilk haftasındaki Cuma günü gerçekleşir. Bu günde yerel işletmeler özel promosyonlar yapar, canlı müzik olur, birahaneler özel yapım biralar sunar ve tüm yerel dükkanlar bu günü destekler.

Denver birçok birahaneye ev sahipliği yapıyor ve ülkenin önde gelen bira markalarından biri olan Coors da bunlardan biri. Bu fabrika dünyanın en büyük bira fabrikası ve 1873’ten beri hizmet veriyor. İstersen tesisi gezebilirsin, tur sırasında şirket geçmişi ve bira üretim süresi hakkında bilgi edinebilirsin. Sonunda da ücretsiz bira tadımına katılabilirsin. 

Yerel İpucu: Larimer Meydanı‘nı mutlaka ziyaret et. Denver’ın en tarihi bölgelerinden biri olan bu meydanda bir gezinti yap. 19. yüzyıl başlarından bu yana Colorado sadece altın ile ünlüyken bu meydan Denver’ın birçok ilkine şahit oldu. İlk banka, ilk manifaturacı, ilk kitapçı, ilk tiyatro ve kentin ilk postanesi burada açıldı üstelik bu binaların çoğu hala orijinal halleriyle korunuyor. Bu meydan aynı zamanda harika restoranlar ve benzersiz hediyelikler satan dükkanlara sahip. Sadece dekorasyonlarını görmek için bile gidilebilir.

Denver uzun bir ulaşım tarihi ile tanındığı için Union Station’ı görmelisin. Bu binanın güzel mimarisi bile buraya yürümeye değer. 1881’den bu yana kullanımda olan bu binada otel, restoranlar, alışveriş dükkanları da dahil olmak üzere birçok ekleme ve yenileme çalışması gerçekleştirilmiş. Büyüleyici mimarisine hayran kalacağın bu istasyonda bir gezinti yap veya dondurma, yemek ya da alışveriş için mola ver. Dilersen ‘shuffleboard’ da oynayabilirsin. Çocuklar bu deneyime bayılacak!

Beyzbol hayranıysan B’s Ballpark Müzesi’ne uğramalısın. Denver yalnızca stadyumlarıyla bile beyzbol hayranlarını kendine çekiyor, bir beyzbol tutkunuysan da bu müzeyi mutlaka ziyaret etmek isteyeceksin.

Yerel İpucu: Ballpark Müzesi, Smithsonian Books tarafından da önerilen 21 özel beyzbol topu sergisine sahip. Bu serginin fikri, evinin bodrumunda sakladığı beyzbol toplarını sergilemeye karar veren Bruce Hellerstein’dan çıkmış. Bruce, yıllar içinde beyzbol oyuncularının kartpostalları, formaları, kitapları ve resimlerini biriktirmiş. Kısa sürede tüm koleksiyon evin bodrumuna sığmayacak hale gelmiş. Şimdi bu müzede, Mickey Mantle’ın 1951 Dünya Serisi’nde kalıcı olarak sakatlanmasına sebep olan New York drenaj kapağından, üzerinde ‘New York Yankees’in malıdır’ yazan eski Yankee Stadyumu’nun turnikesine kadar birçok eşya sergileniyor. 

Denver şehir merkezine doğru yürü. Bu şehirde Vahşi Batı ve Kentsel/Hipster karışımı bir hava var ve bunu şehir merkezinde yoğun olarak hissetmek mümkün. Her bir köşede müzik, sokaklarda sanatını sergileyen sanatçılar ve gotik-klasiğin yanı sıra modern binalar var. Öğleden sonranı Denver’ın manzaraları, kokuları ve güzelliklerinin tadını çıkararak gezmeye harcayabilirsin.

Denver, Amerika Birleşik Devletleri’nin en hızlı büyüyen şehirlerinden birisi. Şehir ve doğanın mükemmel bir biçimde nasıl iç içe geçtiğini görmek için gidebileceğin, Rocky Dağları’nın eteklerinde kurulmuş mükemmel bir yer.