budapeşte

ucuz uçak bileti budapeşte

budapeşte

Macaristan’ın başkentine hoş geldin! Pek çok kişi Budapeşte’nin aslında 3 şehrin birleşiminden oluştuğunu bilmez (Buda, Tuna’nın batı yakasındaki Obuda ve doğu yakasındaki Pest). Şehrin her köşesi tarihsel, sanatsal ve kültürel olarak iç içe geçmiş durumda. Turistler her zaman çok bilinen turistik mekanları nerede bulabileceklerini bilir fakat dünya çapında bir yerelin farkı, şehri gezerken yaşamayı bilmesi. Bu yazı Budapeşte’nin yerel güzelliklerini bulmana yardımcı olacak.

Ortaçağ ve Gotik mimari tarzlarının hayranıysan Budapeşte’ye aşık olacaksın. Neogotik tarzda inşa edilen Macar Parlamento Binası, şehirdeki en büyük binalardan biri ve yüzlerce parlamento ofisine ev sahipliği yapıyor.

Yerel İpucu: Çiftçi pazarlarını ziyaret et. Pazar günleri Ruin Pub’da (Szimpla Kert olarak da biliniyor) kurulan pazarda geleneksel el yapımı peynirler, reçeller gibi ev yapımı ürünler, taze meyve ve sebzeler bulabilirsin. Ayrıca canlı müzik de var ve tüm pazar bu atmosferde insanlarla ve hayatla dolup taşıyor!

Budapeşte’yi ziyaret eden gezginlerin bir çoğu 2. Dünya Savaşı tarihi hakkında bilgi edinmek isterler. Sen de onlardan biriysen ziyaret edebileceğin harika bir yer var. Tuna Nehri üzerindeki Danube Promenade’de 20015 yılında inşa edilen, savaş sırasında Tuna kıyılarında hayatını kaybeden 20 bin Musevi’ye adanmış bir anıt bulunuyor. 

Disney Kalesi’nin Macar versiyonunu ziyaret etmeye hazır mısın? Fisherman’s Bastion, bir ortaçağ anıtı gibi görünse de 20 yüzyılın başlarında Neogotik tarzda inşa edilmiş. Tuna, Margaret Adası ve Pest’in panoramik manzarasını görüyor. İsmi Ortaçağ’da şehir surlarının bu tarafını savunan Balıkçılar Loncası’nı onurlandırmak için verilmiş. Yapının etrafında 7 tane kule var. Bu kuleler Karpat Havzası‘nda Macarların yerleşmesine yardımcı olan 7 Macar kabilesini temsil ediyor. Mükemmel bir romantik gün batımı için yer mi arıyorsun? İşte buldun bile!

Budapeşte her açıdan güzel bir şehir fakat şehrin düzenini ve güzelliğini daha net görmek istersen Buda Castle Hill Fünikülerine binmen gerek. Burası 1870 yılında açılmış ve dünyanın en eski ikinci füniküleri. Tramvayın vagonlarını tepeden aşağı ve yukarı hareket ettirmek için karşıt ağırlık sistemi kullanıyor. Füniküler, Castle Hill’in zirvesine ulaşmanın en hızıl ve Tuna Nehri’nin harika manzarası sebebiyle oldukça popüler. Füniküler, saat 22:00’ye kadar açık.

Diğer bir öneri ise Buda Şatosu’ndaki Labyrinth. Tepenin altındaki bu labirent, Kont Drakula olarak da bilinen Vlad Tepes’in 1463’ten itibaren 14 yıl boyunca esir tutulduğu ve işkence gördüğü yer. Bu labirent tünellerinde gezmek oldukça ilginç bir deneyim çünkü burada rehber ya da harita yok, Opera’daki Hayalet karakterlerine uygun giydirilmiş mankenlerle dolu sisli ve nemli odalarda, duvarlardaki işaretleri takip ederek ilerleniyor.

Yerel İpucu: Szechenyi Baths’ı ziyaret ederek şifalı sulara dal. Bu kompleks Avrupa’daki en büyük tıbbi banyo sayılıyor. Buradaki sular sülfat, kalsiyum, magnezyum, bikarbonat ve florür bakımından oldukça zengin, eklem ağrıları veya benzeri tıbbi konularda şikayetin varsa sana oldukça iyi gelecek.

Sıradan yapılacaklar listesi maddelerini bir kenara bırak ve dalışa git. Budapeşte’de yapabileceğin çeşitli eğlence dalışları olduğunu biliyor muydun? Dünyada, şehrin altındaki mağaralara dalabileceğin tek yer burası. Mağaralar ilgini çekmiyorsa bira dalışına ne dersin? Acemi ya da ileri düzey bir dalgıç olman farketmez, burada dalış yapabileceğin bir taş madeni ve batık bira fabrikası bulunuyor. 

Tüm bu yürüyüş ve dalıştan sonra büyük ihtimalle acıkmış olacaksın. Centrtal Market Hall gidebileceğin en harika yerlerden biri. Burası Belçika’nın en ünlü pazarı. Hem yereller hem de turistler tarafından ziyaret edilen bu pazarda kahve, gulaş ve langos gibi yerel lezzetler taze meyve ve sebze ve şaşırtıcı küçük dükkanlar bulunuyor. Hediyelik eşya ya da antika eşyalar arıyorsan gelmen gereken yer yine burası.  

Diğer yemek seçenekleri oldukça geniş ve en iyi yerel dükkanlardan da bolca var. Hummus Bar’da yiyebileceğin bütün humusları deneyebilir, sabah kahvesi için Espresso Embassy’e gidebilir, şehrin kalp atışını birçok seçenekle birlikte Gozsdu Udvar’da tadabilirsin. 

Budapeşte romantik, gizemli ve güzel bir şehir. Burada ne kadar kalırsan kal, asla sana yetmeyecek. Bu şehri dünya çapıonda bir yerel olarak gezmek, harika seslere ve görüntülere ulaşmanı sağlayacak.