Miami Gezi Yazısı

Muart Güloğlu

Miami Gezi Yazısı

Yıldızlar Adası, zenginliğin adresi

Kışın tam ortasındayız. Memleket kar, kış, kıyametle, yağmur, çamurla uğraşırken Amerika Birleşik Devletleri’nde Miami’de keyif çatanlar da var. Son derece normal. Çünkü iklim bunu gerektiriyor. Miami kumsalları her zaman olduğu gibi canlı mı canlı yine. Miami malum, ABD’nin parlayan yıldızı. Florida eyaletinin de ikinci büyük kenti. Atlas Okyanusu kıyısında. Turizm alabildiğine gelişmiş. Dünyada nam salan şarkıcı, futbolcu, artist kim varsa hemen hepsinin mutlaka devasa villaları bulunuyor burada. Bu evlerin bir arada olduğu adaya da ‘Yıldızlar Adası’ diyorlar. Her biri milyon dolarların havada uçuştuğu ultra lüks malikaneler… Kilometrelerce uzayan efsanevi kumsalıyla Florida’nın Atlantik kıyısındaki bu harika latin ateşi, Ekvator’a yakın olduğu için yılın 8 ayında yazı yaşatıyor ziyaretçilerine. Kendinizi okyanusun dalgalarına, dev palmiye yapraklarının salınışına, insanların rahatlığına bıraktınız mı kırk yıllık Miami’li gibi salınıyorsunuz sokaklarda. Derdiniz, tasanız da tatile çıkıyor yani. Kumsallar, cadde kenarına dizilmiş bar ve restoranlarda sizi saran latin hareketliliğini, renkliliğini ve neşesini görebiliyorsunuz.

İspanyolca in, İngilizce out! 

Güney Amerika ve özellikle Küba, Karayip ve Haiti kökenli bir hayli fazla olduğu için İngilizce’den fazla İspanyolca duyuyorsunuz. Halkın neredeyse yüzde 70'i İspanyolca konuşmakta. Hatta aralarında İngilizce bilmeyenler de bir hayli fazla diyebilirim. Garip değil mi? Hispanik dizi sektörünün, ABD’de büyük bir sektör olduğu düşünülürse Dünyaca ünlü bu dizilerin büyük bölümü burada çekilmekte. Bu arada binlerce Türk vatandaşının da Miami’de yaşadığını belirteyim . 

South Beach neşeli mi neşeli 

Amerikan film ve dizilerinden aşina olduğumuz paten kayan kızlar, rap yapan gençler ağırlıklı burada. Kesinlikle ve kesinlikle Miami Beach City’nin en hareketli bölgelerinden biri. Bembeyaz kumlarıyla dikkat çekici. Ocean Drive Caddesi bir harika. Şıkır şıkır adeta. Art-Deco ve Neo-Barok stili evleri ile South Beach 1930’lara götürüyor sizi. Öldürülen Versace’nin şimdilerde otel olan malikanesi de cadde üzerinde bulunuyor. Yılların izini taşıyan renkli South Beach dizi, film ve kliplerden hatırlayacağınız bildik bir yer aslında. Oteller neon ışıklarla coşarken, restoran ve barlar kendilerine özgü eğlence anlayışıyla fark yaratıyor. Botanik bahçeleri, Yahudi Anıtı ve modern Wolfsonian FIU Müzesi de bu çevrede. South Beach Plajı, tasarım otelleri, şık butikleri ve pozitif enerjisiyle en önemli duraklardan. 

Bayside, Miami Down Town’ın kalbi

Unutulmaz Miami Vice dizisinin çekildiği alışveriş merkezinin de olduğu bölge. Burada muhteşem karides ve yengeçler yiyebileceğiniz Forrest Gump’ın çekildiği Bubba Gump da bulunmakta. Patenli seksi garsonların hizmet verdiği Hooters, dev Hard Rock Cafe Bayside’da. Miami’yi tekneyle gezebileceğiniz tekneler de buradan kalkıyor. Miami Art Basel, her yıl düzenlenmekte. Yani modern ve çağdaş sanat eserlerini yerinde inceleyebiliyorsunuz. Tablolar, çizimler, fotoğraflar, heykeller yani birçok eşsiz tasarım Art Basel’de sizi bekliyor.

Madonna’dan Beckham’a yüzlerce star burada

Yüzyıl öncesinde doldurulmuş adalardan. Tam bir zenginlik yuvası. Özellikle yıldızlar adası için fotoğraf makinelerinizi hazır tutun. Çünkü her an bir ünlüyü görebilirsiniz. Ben gittiğimde David Beckham malikanesinde dev bir parti veriyordu. Will Smith, Ricky Martin, Shaquille O’Neal, Madonna, Sylvester Stallone gibi birçok ünlünün de malikaneleri burada. Dönüşteki Miami manzarası nefes kesici.  

Küba bu mahallede 

Little Havana, Küba’dan kaçan Kübalıların yerleştikleri ve tamamı Kübalılardan oluşan bir semt. Mimarisi ve sokaklarıyla bildik bir Küba Mahallesi. Bölge binaları ve dükkanları ile Küba’yı andırıyor. Parklarda, bahçelerde domino oynayan Küba kökenliler turistlerin çekim yapmalarına da çok alışmışlar. Eğer ki Puro’ya meraklıysanız burada birçok Cigar Factory (puro fabrikası) da emrinize amade. Küba kahvesini tatmanız sağlığınıza iyi gelecektir.

Coconut Grove Miami’nin en huzurlusu 

Coconut Grove yani hindistan cevizi bahçesi ya da korusu, şehrin popüler bölgelerinden. Mercan kayasından yapılan evleri, dev yapraklarıyla palmiye ağaçları, sanat galerileri, restoranları ve yat kulübü Coconut Grove’a değer katıyor. Vizcaya Müzesi de burada. Özellikle 15. - 19. yüzyıllarda kullanılan, mobilya ve tablolar sergileniyor burada. Müzenin şık fıskiyelerle süslü bahçesi de dillere destandır. 

Mutlaka müzelere de uğrayın 

Workshopları ve sanat dersleri, çağdaş koleksiyonları, Rönesans ve Barok dönemine ait eserlerin sergilendiği Bass Museum of Art önemli bir nokta. Dünyanın en büyük deniz hayvanı koleksiyonlarından diyebileceğim Seaquarium yani okyanus akvaryumu da burada. Öte yandan Miami Bilim Müzesi, Miami Çocuk Müzesi ve Miami MetroZoo da burada. 2 bin üzerinde hayvana ev sahipliği yapıyor bu kompleks. Palm Beach, Biscayne Milli Parkı, South Beach’te Art Deco tarihi bölgesinde yer alan binalar da gezilip görülmeli derim ben… Dev ve şöhretli showroom ve mağazalar burada. Dünyanın önemli tasarım markalarından bahsediyorum. Bir çok sanat galerisine de ev sahipliği yapmakta. Rubbel Family Collection, Marguelis Koleksiyonu ve Scholl Koleksiyonu listeye ekleyin, gidin, görün. Bu arada Design District’in başlangıç noktası sokakta, şehrin simgesine dönüşen dev oturma odası tasarımı da dikkat çekici.

Romantizm denilince Coral Gables Bölgesi

Romantik dünyalara merhaba! Heykelleri, görünce mutlu olacağınız süslü fıskiyeleri, yeşil mi yeşil su kanalları ve incir ağaçları burada. Venetian Pool ise mutlaka görülmeli derim. Fıskiyeleri ve doğal havuzları, botanik bahçesi ile 1920'li yıllardan beri gelenlerin yoğun ilgisini çekmekte. Miami Üniversitesi’nin merkezi ve Al Capone’un kıskıvrak yakalandığı otel burada. 

Park ve bahçeleri dillere destan 
Türü tükenmekte olan Amerikan timsahı ve Florida panteri Everglades Ulusal Parkı‘nda. Öte yandan 700 km² yüzölçümünü kapsayan Biscayne Ulusal Parkı nefes kesen doğası ve eşsiz manzarası ile sizi bekliyor.

Outlet Sawgrass Mills’te!

Miami’den yaklaşık yarım saat uzaklıkta. Amerika’nın en büyük outletlerden. Yüzlerce mağazada, binlerce marka ürün son derece ucuza… Niyet alışverişse bütün bir gününüzü ayırabilirsiniz. 

Doyumsuz Miami tatları 

Latin Amerika tatları her yerde. Marine edilmiş Küba eti, siyah fasulye ve pilavla servis edilen et yemeği “Picadillo”, beyaz peynirli ve kremalı siyah fasulye çorbası, mısır unuyla yapılan peynirli sufle “Cachapa”, barbeküde pişirilen kaburga, Hindistan cevizli kurabiye “Pasteles de Coco”. Bunları yemezseniz olmaz. 

Neyi, nerede yiyebilirsiniz ? 

Miami’nin en iyi Japon mutfaklarından biri olan Makoto Bal Harbour’da bulunmakta. Red, “steak house” denince akla gelen en iyi restaurantlardan. South Beach’te. Oak Tavern şarküteri tabakları, atıştırmalıkları, et yemekleri ve leziz pizzaları ile Design District’in renkli ve popüler restoranlarından. Haftada iki gün İtalya’dan gelen taze ürünleriyle Miami’de gerçek bir İtalyanla tanışın. Fratelli La Bufala’nın Napoli usulü pizzaları olmazsa olmaz. Öğlen de müsait. Omlet ve waffle Collins Avenue’de, Big Pink’te yenebilir. Geniş verandası, yenilikçi menüsünde yer alan atıştırmalıkları, et yemekleri ile Sugarcane Raw Bar Grill, Midtown’da bulunuyor. Casa Tua, Miami’nin en iyi restoranlarından. Duvarda asılı fotoğrafları ve kütüphanesiyle sıcak bir atmosfere sahip. Gece kulübü olarak; Hoy Como ve The Vagabond tavsiyemdir. 

Key West’e giden yol bir harika 

Görmeden ölme diyebileceğim Key West, Miami’den araba ile yaklaşık üç saat sürüyor. Burası Miami’nin bir başka yüzü. Florida Key’lerine indikten sonra yol ilerliyor ve eşsiz bir manzarayla karşılaşıyorsunuz. Zaman zaman köprülerle bağlanmış denizin üstünde yolculuk ediyorsunuz. Köprülerin arasında en ünlüsü “Seven Mile Bridge”. Yol boyunca farklı adalarda şnorkel, dalış gibi deniz aktiviteleri bulunmakta. Hatta balık besleme çiftliği bile yerini almış.

Key West, katıksız bir Küba

Tam bir Küba etkisi hakim burada. Hem gece, hem de gündüz en hareketli caddesi ise Duval Street. Cadde boyunca restoranları, barları ile oldukça hareketli ve gece hayatının kalbi burası. Duval sokağın en sonunda yer alan limandan (Mallory Square Dock) gün batımına mutlaka tanık olmalısınız. “Gün Batımı Festivali” eşliğinde güneşin batışı alkışlar eşliğinde izleniyor. 

Hemingway’in Evi de Key West’te! 

Duval’ın diğer ucu South Caddesi. Burada Kuzey Amerika kıtasının en güney ucunun burası olduğunu gösteren büyük, renkli bir taş var. Bu noktadan Küba yalnızca 90 mil. Ernest Hemingway’ın evi de South Caddesi üzerinde. Önü oldukça kalabalık. Burayı ziyaret etmek, deniz harici Key West’te yapılabilecek önemli aktivitelerden. Key West’in meşhur ‘key lime pie’ tatlısını yiyebilirsiniz. Key Lime Güney Florida’ya özgü küçük sarı-yeşil limonlara verilen isim ve neredeyse her şeyde kullanıyorlar.